16 Aralık 2012 Pazar

Aferin Kurdeleniz Nerenizde?



Benim de serpildiğim 70 ve 80’lerin Kaba Dikiş, Kentli İnsan Biçme Terzihanesi’nde, çok fazla “yasaktır, girilmez” tabelası vardı:


Mühendislik ya da işletme harici bölümlerde okumak yasaktır!

Kendini bilen aile çocuklarının renkli kaşkol takması yasaktır.
Milli Eğitim’in amaçlarına uymayan şekilde yürüyüş yapılması 
kesinlikle yasaktır.
Yaşlı anneannelerden başkasının başını örtmesi kesinlikle yasaktır.
Büyüyünce asker olacağım dışında gelecek hayali kurulması 
tehlikeli ve yasaktır.
Kadınların kadın, erkeklerin erkek kılığından başka kılıkta sokağa çıkması yasaktır.
Erkek kılığı da ne annem? diye sormak! Hele O kesinlikle yasaktır

Benim kuşağımın zihin dünyası, sevilmek için mutlak uyulması gereken katı kuralların olduğu iklimde mayalanmıştır. Biz, 80’lerin kalplerdeki kaymak çocukları, girilmesi yasak alanların kapısını açmayız. Çemberlerimizin dışına taşmayız. Ödülü, milli eğitimin amaçlarına uygun yetişmiş, kendini bilen birey “kurdelesi” olmayan hiç bir şeyi yapmayız… Çember dışına taşana da rahat vermeyiz ki, biz rahat edelim.

Ama gelecek, bir gün bizim düştüğümüz MECBURİ TEKYÖN yollarından başka bir otobandan gelecekmiş. Kestirememişiz.

O zihin çemberleri bizim hapishanelerimiz olmuş fark etmemişiz. Çemberin dışından sızıntı kabul etmediğimiz için de kurumuş kalmışız.

Hayat o çemberlere aldırmadan yaşayan insanlara güzelmiş. Bilememişiz…

Bu 80’ler pilavı; daha fazla su kaldırmazmış, lapa olmuş, komik durumlara düşmüşüz… Görememişiz.

Tek elden çıktığımız terzihane bizi dikiş tutmaz etmiş. Anlayamamışız.

Kırmızı aferin kurdelelerimiz ayaklarımıza dolanmış…

Hala biraz şaşkınız. Hırçınlığımız ondan.

Bugünün MECBURİ TEKYÖN yolcularına da küpe olsun tabii. Hani siz de yasak tabelalarınızı bir daha kontrol edin diye şey ediyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder