15 Aralık 2012 Cumartesi

İçli börek masada.


Bugün tabağınızdaki içli börek benim. Fazla ağır gelirsem; durmayın, kalkın masadan. Zira başka birşey ikram etmek gelmiyor içimden.

Perşembe gecesinden beri Kayıp Şehir filmindeki o son sahnede asıldım kaldım. Hani, kökünden kopmuş ailenin haylaz oğlu fırtına İrfan’la git-gelli bir ilişki kuramayan Aysel’in, aynı ailenin jandarma çavuşu kılıklı oğlu Kadir’le 8 şiddetindeki öpüşme sahnesi… Selamün kavlen.

Aynı şiddette sarsıntı yaratan böyle bir sahne Issız Adam Filminde de vardı. Hani, uzun zamandan sonra Atlas Pasajı’nın kapı girişinde rastlaşıp da mıy mıy konuşup, sonra ansızın kadraja girip, meteor gibi birbirine yağan O oğlanla O kızın sahnesi. Sırf o sahne için film’e ikinci kez gitmiştim. O kadar yani.

Korkarım Kadir’le, abisi İrfan arasında bu Aysel aşkı yüzünden feci tatava çıkacak. Aile daha fazla dağılmanın eşiğine gelecek falan…. Ama şu anda benim konum o değil. Onu ilerleyen perşembelerde göreceğiz kuzularım…

Benim konum, neden ben şiddetli çarpışma sahnelerinden bu kadar etkileniyorum? Neden benim gibi bazı kalpler aşk yerine yara arar? Her aşkımız neden huzurlu bir hayatın kendi sınırlarından daha büyük olmak zorunda? Bu ekseriyetle benim hissettiğim gibi siz diğer beşerler tarafından da böyle hissediliyor olmalı ki, bunca film, bunca kitap, müzik bu sahne olmadan biraz sası oluyor. Biz reklamcılar buna raf çekişi sınırlı kalıyor deriz J

Cevabı bilemiyorum gerçekten. Tüm suçu, Beni yak kendini yak Sezen’e atıp da kurtulmak isterdim tabi. Hani, acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir falan… Yoksa tavuk mu yumurtadan? Ya da bizi biraz da bu sert siyasi iklim mi delirtti acaba? diye bir oyun kurucu soru sormak falan. Ama kolaya kaçmayacağım. Sizi de soruların cevaplarını bulmak için içeri davet ediyorum. 

Bunu biraz birlikte düşünelim. Ama rica ediyorum, rasyonel yorumlarla gelmeyin bana! Çok sıkılıyorum bu beyhude kafa seslerinden. Zira insanoğlu irrasyonel bir memelidir. Hikayeler dinlemek ve onlara inanmak ister. Bana yıkım hikayeleri anlatın… Bana kendinizi anlatın. Çekirdek kasem önümde bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder