Meydan kahvesi –
Teşvikiye / Camii yanı / Önsıra / Tüplü Isıtıcı Dibi. /
Gazetemin Pazar Baskısı / Sf:2 – 3 sütuna haber: STİLLER YARIŞTI. / Meraklısına Not: Küçük tansiyon 7, Büyük 12.5 / Herşey normal.
Yeni bir fikir içimi yırtarak giriyor. Kendi stil ikonlarımı
bulasım var. En azından ilk üçümü yazayım falan dedim.Tarzıyla fark yaratanlar alt başlığı da atarım diyorum. Kalem benim, köşegen benim… Kime nee! Kime ne!
Prof. Dr. İlber
Oltaylı
Koyu renk çeket. Omuzüstünden başlayarak, aşağı doğru düzensiz
aralıklarla inen beyaz kepekler. Mevsimin ilk hasat can eriğini yemiş gibi ekşi
bir dudak hareketi. Asla olması gerektiği yerde olmayan saga sola kaymış
kravat. Tek omuzdan aşağı sarkan, siyah Genuine
Leather portföy çanta. Osmanlı mühür yüzük. Gümüş.
Nazlı Ilıcak
Durursan, düşersin atasözümüzü susarsan, düşersin olarak anlamış ve
kendine şiar edinmiş Fransız asıllı Türk gazeteci. Dip boyası gelmiş, uçlardan
kırıkları alınmamış halde asla göremeyeceğiniz karavellllli saçlar. Hermes ya
da el oyası (yedi dağın çiçeği) yemeni –hiç farketmez- asılmış güzel boyun.
Engin Aysever’i görünce kendiliğinden kabaran alerjik ten.
Hidayet Tuksal
Hiçbir örtünün saklayamayacağı zehir gibi bir zeka. Yalansız
bakan pırıl pırıl gözler. Hangi çılgın
bana zincir vuracakmış şaşarım edasıyla
kısılmış gözler. Tek tipleştirme
karşısında insiyaki olarak sürekli sallanan işaret parmağı. Ruh haline göre
uysa da uymasa da takılan renkli kolyeler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder