Kadının birisi kendini
darı zannettiği için akıl hastanesine başvurmuş. Demiş Doktor bey durum böyleyken, böyle. Ben darıyım. Insanlar beni eşref-i
mahlukat’tan sayıyor ama durum o değil yani! Her an bir horozun midesinde can
verebilirim…
Freud fantazilerileriyle
coşmuş, Yalom’u yalamış yutmuş uzman doktorun uzuuun süren uğraşılarından sonra
darı-kadın iyileşip, taburcu edilecek kıvama getirilmiş.
Demiş allah razı olsun doktorcuuum. Beni kendime getirdin. Ben artık darı
değil, insanım… Evet yaa ben insanım! Darı da ne alaka?
Hastanedeki herkes, muvaffakiyetin
huzuruyla sevinçli, bir öpüş bir koklaş düzelen kadını, ardından su bile dökmeden
taburcu etmişler. Sen de beş dakika, hadi ben avans da vereyim on dakika sonra
darı-kadın kan ter içinde tekrar hastaneye geri dönüp, doktorunun ayaklarına
kapanmış. Yolda bir horoz gördüm
doktorcuuum. Canımı zor kurtardım valla. Demiş.
Doktor hayal kırıklığından
bin parça kadına dönmüş ve ayol, Freud
tamam! Yalom tamam! Otto Rank tamam! Her yöntem başarıyla uygulandı sana.
Mükemmel sonuç da alınmış görünüyordu; hani biz anlaşmış idik, hani sen darı
değildin? Sen insandın? diye soruvermişşşş.
Darı-kadın göz yaşlarını
silip, stresten kafasında kalmış üç tel saçı da arkaya savurduktan sonra
doktora dönmüş ve Evet! Ben onu
biliyorum. Ben darı değilim. Ama ya o horoz? O horoz bunu biliyor mu? deyivermişşş.
Bizim kadına şiddetle
ilgili mücadele hikayemiz de aynen bu fıkrada olduğu gibi; tamam şiddet maduru kadın
anladı devletimizin kolluk kuvvetleriyle, savcısıyla, avukatıyla madurenin
yanında olduğunu. Ya o şiddeti uygulayan adam bunu biliyor mu? Kadın, tüm bu yollara
başvuracak, fiziki ya da piskolojik gücü kendinde bulabiliyor mu? Buldu
diyelim, adam onu rahat bırakıyor mu?
Radikal Gazetesi’nde yer
alan Fatma Şen haberine göre işte sonuç:
Fatma Şen 29 yaşında, 12 yıldır evli. Evliliği boyunca sistematik
şiddete maruz kaldıktan sonra bir gün iş dönüşü, eşinin isteğiyle kendisini
doğalgaz borusuna astı. Birbirine tutturulan iki fular koptuktan sonra “Seni
böyle öldüremeyeceğim” diyen eşi tarafından bıçak zoruyla balkondan atlamaya
zorlanan Şen dokuz ameliyat geçirdi, iki bacağında sekiz kırık oluştu. Beli ve
omurgaları kırıldı, sağ ayak topuğu patladı. 20 gündür hastanede tedavi gören genç
kadın ömür boyu sakat kalabilir.
Şen,
artık derdini bir gazeteciye değil avukata anlatmak istediğini, fakat 20 gündür
bir avukat bulamadığını söyledi. Kadına şiddet bu kadar ürkütücü
boyutlardayken, “Avukat bulmak ne kadar zor olabilir ki?” diye düşünen
Radikal Gazetesi'nden Ayça Örer, Şen adına bir avukat aradı. Gün boyu
devlet kurumlarından kadın örgütlerine kadar bütün kapılar bir diğerine
yönlendirdi.
Bu
arayışı, ölüm tehdidi ve korkusu altında bir kadının yapması mümkün değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder