25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kümeslerin efesi, her sabah çınlar sesi. Sanırsın şarkı okur, uyandırır herkesi. (Horoz)




Kadının birisi kendini darı zannettiği için akıl hastanesine başvurmuş. Demiş Doktor bey durum böyleyken, böyle. Ben darıyım. Insanlar beni eşref-i mahlukat’tan sayıyor ama durum o değil yani! Her an bir horozun midesinde can verebilirim…

Freud fantazilerileriyle coşmuş, Yalom’u yalamış yutmuş uzman doktorun uzuuun süren uğraşılarından sonra darı-kadın iyileşip, taburcu edilecek kıvama getirilmiş.

Demiş allah razı olsun doktorcuuum. Beni kendime getirdin. Ben artık darı değil, insanım… Evet yaa ben insanım! Darı da ne alaka?

Hastanedeki herkes, muvaffakiyetin huzuruyla sevinçli, bir öpüş bir koklaş düzelen kadını, ardından su bile dökmeden taburcu etmişler. Sen de beş dakika, hadi ben avans da vereyim on dakika sonra darı-kadın kan ter içinde tekrar hastaneye geri dönüp, doktorunun ayaklarına kapanmış. Yolda bir horoz gördüm doktorcuuum. Canımı zor kurtardım valla. Demiş.

Doktor hayal kırıklığından bin parça kadına dönmüş ve ayol, Freud tamam! Yalom tamam! Otto Rank tamam! Her yöntem başarıyla uygulandı sana. Mükemmel sonuç da alınmış görünüyordu; hani biz anlaşmış idik, hani sen darı değildin? Sen insandın? diye soruvermişşşş.

Darı-kadın göz yaşlarını silip, stresten kafasında kalmış üç tel saçı da arkaya savurduktan sonra doktora dönmüş ve Evet! Ben onu biliyorum. Ben darı değilim. Ama ya o horoz? O horoz bunu biliyor mu? deyivermişşş.

Bizim kadına şiddetle ilgili mücadele hikayemiz de aynen bu fıkrada olduğu gibi; tamam şiddet maduru kadın anladı devletimizin kolluk kuvvetleriyle, savcısıyla, avukatıyla madurenin yanında olduğunu. Ya o şiddeti uygulayan adam bunu biliyor mu? Kadın, tüm bu yollara başvuracak, fiziki ya da piskolojik gücü kendinde bulabiliyor mu? Buldu diyelim, adam onu rahat bırakıyor mu?

Radikal Gazetesi’nde yer alan Fatma Şen haberine göre işte sonuç:

Fatma Şen 29 yaşında, 12 yıldır evli. Evliliği boyunca sistematik şiddete maruz kaldıktan sonra bir gün iş dönüşü, eşinin isteğiyle kendisini doğalgaz borusuna astı. Birbirine tutturulan iki fular koptuktan sonra “Seni böyle öldüremeyeceğim” diyen eşi tarafından bıçak zoruyla balkondan atlamaya zorlanan Şen dokuz ameliyat geçirdi, iki bacağında sekiz kırık oluştu. Beli ve omurgaları kırıldı, sağ ayak topuğu patladı. 20 gündür hastanede tedavi gören genç kadın ömür boyu sakat kalabilir. 
Şen, artık derdini bir gazeteciye değil avukata anlatmak istediğini, fakat 20 gündür bir avukat bulamadığını söyledi. Kadına şiddet bu kadar ürkütücü boyutlardayken, “Avukat bulmak ne kadar zor olabilir ki?” diye düşünen Radikal Gazetesi'nden Ayça Örer, Şen adına bir avukat aradı. Gün boyu devlet kurumlarından kadın örgütlerine kadar bütün kapılar bir diğerine yönlendirdi.

Bu arayışı, ölüm tehdidi ve korkusu altında bir kadının yapması mümkün değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder